URFALI ŞAİR ABDİ
07 Mart 2010 Pazar Saat 12:39
Urfalı ŞairAbdi'nin hayatı ve şiirleri

URFALI ŞAİR ABDİ


Hayatı (*)


Bütün araştırmalarımıza rağmen Abdi'nin hayatı hakkında sözlü kaynaklardan pek fazla bilgi elde edemedik. Ne zaman doğduğunu ve nasıl yetiştiğini bilen yok gibi. Akrabaları, baba adının Emin olduğunu, Urfa'da doğduğunu ve tahsilini burada tamamladığını, asıl adının ise Seyyid Mustafa olduğunu söylüyorlar. Sözlü kaynaklarımızdan sayın Tahir Güllüoğlu, onun Süleyman Nazif'in babası Ali Paşa tarafından Urfa' dan alınarak Haleb'e götürüldüğünü, orada valilik kaleminde ve vali vekilliğinde bulunduğunu belirtiyor. Başvurduğumuz diğer sözlü kaynaklar da bunu doğruladılar. Ancak burada bir yanlışlık olsa gerektir. Çünkü Süleyman Nazif'in babasının adı Ali Paşa değil, Sait Paşa'dır. Sait Pa¬şa'nınsa bir müddet Mardin'de görev yaptığını, Urfa'ya yol¬culuğu esnasında uğrayarak bir kaç gün kaldığını biliyoruz. Aynı kişinin Halep valiliği de bilinmekte. Edindiğimiz kanaat odur ki bu konudaki bilgiler doğru, isim yanlıştır.
Abdi, Karahekim'lerden bir hanımla evlenmiş ve bu ev¬lilikten Emin adında bir oğlu dünyaya gelmiştir. Emin Harbiye'den mezun olmuş, üsteğmen rütbesindeyken bir gezinti veya keşif sırasında attan düşerek vefat etmiştir. Bu ölüm Abdi'ye çok dokunmuş, hafif bir felç geçirmiş, ölümüne ka¬dar şifa bulmayacak olan bir titreme illetine tutulmuştur.
1941'de ölen şairin' mezarı Harrankapı Mezarlığı'ndadır.
Sözlü kaynaklardan edindiğimiz bilgiler bu kadar. Ancak elimizde bu bilgilerin dışında bir yazılı kaynak var. Sayın Bedri Alpay'ın “Şanlıurfa, Şairleri” kitabı...
Bu araştırmada eldeki bilgilerimize hiç uymayan kısım¬lar var. Ama bilgiler oldukça ayrıntılı ve ilginç olduğu için buraya aktarmakta fayda vardır. Buna göre: «Abdi, 1857 yılında Urfa'da doğmuştur. Hacıabdizade Emin Efendi'nin oğludur. 1870 yılında Dabakhane Medrese¬si'ne girmiş, 1872'de burayı terkederek Rüşdiye'ye kaydol¬muştur. Bu okulu birincilikle bitirmiş, memuriyete başlamıştır. İlk görevi Urfa Tahrirat kalemi mübeyyizliğidir. Bu görevi dört yıl yapmış, terfien aynı kalemin müsevvidliğine atanmıştır. Bir aralık Hakkari Tahrirat müdürlüğü yapmış, Harran Tahrirat müdür vekilliğinde bulunmuş, son olarak Maraş İdare Meclisi baş katipliği görevini yerine getirmiştir. 1911'de oğlunun ölüm acısıyla emekli olarak Urfa'ya gelmiştir. Abdi Efendi bu arada 1887 yılında Hicaz'a da gitmiştir. 1893 ile 1894 yıllarında Halep Vilayet Gazetesi'ni idare etmiştir.)
Sayın Bedri Alpay'ın verdiği bilgilerde bir yanlış ve bir eksik vardır. Yanlış, onun Hacıabdizadelerden olduğundadır. Zira Abdi'nin ailesinin ancak kendisinden sonra bu adla anıldığını ve ailesinin o zamanlar Mollamusalar adıyla tanındığını biliyoruz. Eksik ise, Abdi'nin Halep'te ne münasebetle bulunduğudur. Biz daha evvel de izah ettiğimiz gibi bunun sebebini biliyoruz. Ancak, Bedri Alpay’ın verdiği biyografide Halep adı geçmezken, verilen bilgilerin sonunda Halep'te bir gazete çıkarma işinden söz ediliyor.
Onu tanıyanlar çok zeki olduğunu, iyi dama oynadığını, hep titrer durumda gördüklerini ifade ediyorlar.

* Adil Saraç/Urfalı Şair Abdi. Hayatı, sanatı, eseri Dal Yayıncılık 1986/Urfa


 


 


Gazel


 


Güzeldir sevdiğim ağyâre akran eylesem azdır
Hayal ü fikrim hasr-ı cânân eylesem azdır

Şekerden tatlıdır asla doyulmaz iltifâtından
Dildâra ne yolda arz-ı şükran eylesem azdır

Yürekten kaynıyor nâr-ı muhabbet neyleyem bilmem
Gönül kâşânesinde ânı mihman eylesem azdır

Beni rûh-ı revânımdan ayırmak isteyen hasmın
Temelden hânesin yıksam da viran eylesem azdır

O rütbe müptelâyım ki ruh-ı zibâsına ABDİ
Reh-i aşkında yârin cânı kurban eylesem azdır

mefâîlâtün mefâîlâtün mefâîlâtün mefâîlâtün

Urfalı Şair Abdi

I. Sevdiğim o kadar güzeldir ki yabancılara benzetsem yanlış olur.
Aklımı ve hayalimi onunla doldursam azdır.

2. İltifatı şekerden tatlı olup doymak mümkün değildir.
Sevgiliye ne şekil teşekkür etsem azdır.

3. Ne yapayım muhabbet ateşi yüreğimde yanıyor,
gönlümün şatosunda onu misafir etsem de azdır.

4. Beni yürüyen canımdan (sevgilimden) ayırmak isteyen
düşmanın evini temelinden yıkıp, harap etsem de azdır.

5. ABDİ, o güzelliğe o kadar tutkunum ki,
sevgilinin aşkı yolunda canımı kurban etsem azdır.